HAYATIN ANLAMI (2)
Hayata dar anlamda, yani bireysel hayatlarımız açısından bakarsak, bir anlamı ya da bir anlamsızlığı olmadığını gördük.
Ama ya daha geniş açıdan, kum tanesine değil de çöl’e, yani insana değil de insanlığa bakarsak !? Yani bir başka ifade ile, bir damlacık olan insan hayatını o akıp giden “büyük insanlık nehri” içinde değerlendirirsek farklı bir anlam bulabilir miyiz !?
Yani hayata egoistçe salt kendi gelip geçici canlılığımızın penceresinden değil de, genel olarak “hayat” kavramı üzerinden bakalım. (Artık böyle bir şey nasıl olabilirse !?)
Öyle ya, insan geçici, insanlık ise kalıcı değil mi !?
Hayır, maalesef değil !
Bizim insan köklerimizi en fazla 2 milyon yıl öncesine kadar uzatabiliriz, dinazorlar ise yaklaşık 200 milyon yaşadılar ; ama yaşadılar da ne oldu, bugün hayvanat bahçelerinde satılan plastik oyuncaklara ya da filimlerdeki hayali varlıklara dönüştüler. Homo Habilis’den başlayıp, bizlere, yani Homo Sapiens Sapiens’e ulaşan süreçte yani 2 milyon yıllık bir süreç zarfında yaklaşık 15 farklı insan türü yok oldu gitti. “Canlılık” dediğimiz olgunun başlangıcından bu güne milyonlarca ve milyonlarca canlı türünün nesilleri tükendi, milyonlarca ve milyonlarca yeni canlı türü meydana geldi ; bu süreç halen de devam edip gitmekte.
İşte hayatın dar anlamda anlamına bakarsak, bireysel hayatlarımızın bir dinazorun, bir mamutun, nesli tükenmiş bir böceğin ya da bir bitkinin hayatından farklı bir anlamı ya da bir anlamsızlığı olmadığını görebiliriz. Açıyı biraz genişletip baktığımızda da, yine kalıcı bir şey yok ; evrenin saatine göre türümüzün de neslinin tükenip yok olması an meselesi. Biz kendi türümüzden önceki insan türlerine “hominid” yani “insansılar / insan benzerleri” diyoruz, bizden sonra gelecek türlerin de bize ileride aynı sıfatı takmayacakları ne malum !? Dün Homo Habilis, Homo Erectus, Homo Neanderthalis, Homo Sapiens, Homo Sapiens Sapiens, yarın Homo Sapiens Sapiens Sapiens vb. Dünyamızdaki canlılığın başlangıcından bu güne kadar milyarlarca ve milyarlarca canlı türü gelmiş geçmiş, milyarlarca ve milyarlarca yeni türler oluşmuş da, 2 milyon yılcık zarfında 15 kadar insan türü yok olup gitmişken, bu dünyaya sadece bizim türümüzün kazık çakıp ebediyete uzanacağını düşünmek olabilecek bir durum mu !? Maalesef değil, insan gibi “insanlık” adını koyduğumuz türümüz de evren gözünü açıp kapayıncaya kadar yok olup gidecek. O halde, bu ölçekte de “hayat”a bir anlam ya da anlamsızlık yükleyebilmek mümkün değil.
Peki ama, bakış açımızı biraz daha genişletip “hayat”a dünyamızdaki genel canlılık okyanusundan bakarsak, ona bir anlam yüklememiz mümkün olabilir mi !?
Buna da bir sonraki yazımda bakalım…
Comments
Post a Comment